Yazar Özlem Akşit Kuşcan kendini ve Kitabını anlattı
 Özlem Akşit Kuşcan kimdir?

Özlem Akşit Kuşcan, 1970’de Kayseri’de doğdu.İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de tamamladı.1991 yılında Selçuk Üniversitesi eğitim Fakültesi İngilizce Bölümünden mezun oldu.Daha sonra Tekirdağ Anadolu Lisesi,Erzurum Anadolu lisesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi‘nde görev yaptı.“Bilgi Yurdu” ,”Adres Bolu”  "Memleketim Bolu" gibi bazı dergi ve gazetelerde yazıları yayımlanan ,TRT Haber,Ulusal TV, Beykent Üniversitesi Televizyonu ve Karadeniz TV gibi bazı medya kuruluşlarında ve çeşitli illerde konferanslar veren yazar, İstanbul’da yaşamını sürdürmektedir.

 
Yazar Özlem Akşit Kuşcan cankirihabersitesi.com'a kendini ve kitabını anlattı.

1)Bu kitabı hazırlamaya nasıl karar verdiniz?
Her insanın yaşadıklarından öğrendiği,çocuklukta belleğine kazınan olaylar ya da nedenini sorgulayıp cevap aradığı bazı sosyal gerçekler vardır.Bazen esas unsuru kadın ve kadına dair bir anı,okuduğumuz bir acı haber, bir fotoğraf karesi ya da “ama neden kadın?!” diye insanı isyan ettiren bazı çağdışı uygulamalar,töreler ,bir reklam karesinde kadına yönelik bir motif ve her gün artan kadın cinayetleri düşünen bir beyni düşünmeye itiyor .İnsanda tüm bunların temelinde yatan gerçekleri bulma açıklama ve paylaşma duygusunu uyandırıyor.Bu kitabı yazmak kimi zaman hayranlıkla kimi zaman hüzünle kimi zaman içimde öfke duyarak,şaşırarak ,gülerek,of çekerek,vay canına diyerek bin bir gözlemle aldığım bir yolculuktu.Ve bu kitabın okuma araştırma süreci bittikten sonra yazmak ve kitlelere mesajını ulaştırmak içimde bir tutkuya dönüştü.

2)Kitabın içeriğini ne kadar sürede hazırladınız?
Yaklaşık 13 ( on üç) yıl sürdü.

3)Kitabın hazırlık süreci nasıl gelişti, bilimsel pek çok kaynağa başvurmuş olmalısınız?
Evet, uzun zamanımı alan, cevabını bulduğum soruların bilimsel temelini oluşturmada ve gerçeklerden yola çıkan bir Antik Çağ ve bugünün kadınının öyküsünü güçlü bir empati uyandırarak anlatabilmek için zengin bir kaynakça taraması yapmak gerekiyordu.Eski çağ tarihini anlatan mitoloji kitapları ve tarihi kitaplar,şiirler de dahil,kutsal dinlerin ilahi kitapları ve ilahiyatçıların kaynakları,psikologların kaynakları ve makaleleri, kadın dergileri , Dünya kültüründe ve Türk kültüründe kadını ve feminizmin yerini sorgularken okuduğum yazılar, destanlar ve edebiyatımızdaki bazı edebi şahsiyetlerin eserleri gibi uzayıp giden bir listeyi sıralayabiliriz.

4) Kitabın bizce en ilgi çekici özelliklerinden biri de “kadın “ kavramını bugüne bağlıyor olması.Siz kadının bugünkü duruşunu nasıl buluyorsunuz?
Geçmişteki kadının bugüne dek olan insanlık ve medeniyet yolculuğunda geçirdiği süreçleri yaşanmışlıklarını irdelemeden ,tarihi gelişmelerin detaylı yönlerini okumadan bugünkü duruşu algılayabilmek çok zor ve yetersiz bir birikimle düşüncelerinizi kördüğüm içinde kalmaya mahkum edersiniz.Bütün bir resmi görebilmek zorundasınız, geçmişe giden bu yolculuğa keşif heyecanıyla katılmalı ve örneğin yeryüzünün ısınmasıyla buzulların erimesi sonucu yaşamın değişmesi ve geniş verimli toprakların ortaya çıkmasıyla başlayan ,tarımın keşfedilmesiyle bir silsile halinde devam eden ve ardından kentleşme olgusunun ve yeni yaşam düzenlerinin gelişmesiyle yeryüzü yaşamını paylaşan iki varlık yani kadın ve erkek için meydana gelen sosyal değişimleri ,kimlikleri ve maskeleri bir film sahnesi gibi izlemek gerekiyor. Ancak kısaca bir özet vermek gerekirse şöyle diyebiliriz;

Türk toplumu hariç bir çok yeryüzü toplumlarında kadın kökeninde şeytani ,lanetli , rahmetten kovuluşun ,kıtlıklardan hastalıklardan ve çileli yaşam koşullarından oluşan dev kentin yani yeryüzünün sebeb-i mimarisi kabul edildiği için çok eziyetler görmüş horlanmış,görülmek istenmemiş ve arka plana itilmiş olduğundan büyük sıkıntılı bir yol almış ve mevcut durumlar içinde mücadeleler vererek “feminizm “ denen kavramı dişiyle tırnağıyla verdiği emekle hak etmiş ve bugünkü seviyesine gelebilmiştir.Türklerde ise eski çağlardan bugüne tam tezat bir görüntü olmuş zaten erkeğiyle eş bir statüye sahip donanımlı güçlü role sahip bir kadın iken tarih sürecindeki oluşumlarla farklı hüviyetlere bürünmüş,mücadele vermek için ciddi bir çaba göstermeye gereksinim duymamıştır,çok arka planda da kalmamış,bir şekilde gücünü değişik suretlerde göstermiştir,Çünkü merkezi olarak Türk toplumu anaerkil bir toplumdur ve “ana” ya değer veren ,anayı yücelten motiflere sahiptir,kadın perde arkasından yönetmeyi bilmiştir.Bu bağlamda yakma ,işkence ayinleri gibi çileleri gören batılı kadınları için çok anlamlı olan “feminizm” ,Türk kadını için ithal bir kelimedir.Ancak bugünün modern , tüketim dünyası içinde bizde olsun batıda olsun kadının saygın yerinin doğru olarak tanımlanabildiğini düşünmüyorum. Kadın hala ağırlıklı olarak görsel maddesel yanıyla ön plana çıkmayı sürdürüyor.

5) Bu çalışmayla “feminizm” ,”sosyal baskılar” gibi sosyal alanda bir süredir tartışılan konulara ışık tuttunuz.Bizler Türkiye’ yi İstanbul’dan ibaretmiş gibi algılıyoruz.Tüm bu kavramlara Anadolu açısından yaklaştığımızda neler söyleyebilirsiniz?

Anadolu da kadın , şu anda tartıştığımız noktalarda mı?

Anadolu, çok eski medeniyetlerin üzerinde yükselen ve bu medeniyetlerin geçmişten günümüze hala canlılığını motif motif yaşattığı gelenekler ,miras ataerkil kabulleriyle ,töresel davranışlarda aktardığı bir coğrafya. Kadının bugün yaşadığı berdel ,namus cinayetleri,ya da ölen ağabeyin kardeşiyle evlendirlmesi ,erkek çocuk veremeyen kadının önemsiz sayılması,eşikte bekletilme gibi pek çok çarpık eski kabullerden süzülüp gelen hortlama adetler bu topraklarda yaşayan insanlara geçmiş yaşantıların kültürlerinin mirasıdır.Anadolu’da yaşayan tüm topluluklar bu mirasın içinde kaynaşıp ataerkilleşmiştir.Bunu net bir şekilde söyleyebiliriz.Ve maalesef Anadolu kadını geçmiş kültürün boynuna geçirdiği yaftadan hala silkinip kurtulabilmiş değildir.Bunu ancak tarihi daha etkin okumakla doğru bilgiye ulaşmakla ve tartışabilir hale gelmekle aşabileceğiz.Bu kitap naçizane bunu başarabilme yolunda mütevazi bir çaba gösterme değeri taşıyor.

6) Ana Tanrıça idolünde kadın ne kadar yüceltildiyse bugün bir o kadar sosyal bir ezilme yaşıyor.Erkeklere ne oldu da antik çağda yücelttikleri kadını bugün ezmek istiyorlar?

Aslında bu kaotik meseleye her şeyden evvel kadın-erkek meselesi olarak değil insanlık ve medeniyet tarihi penceresinden bakmak lazım.Doğa olaylarının insana yarattığı süreç,keşifler sanayinin gelişmesi ve daha bir çok şey kadının rol değişimlerinde etkili süreçler.Tabiatın bilinmeyenlerle dolu olduğu deprem,tsunami,kasırga gibi olağanüstü olaylar karşısında ölen insanların kayboluşuna anlam veremeyen erkek için kadın “canı alana karşı dişil doğurgan yönüyle canı veren”olduğu için erkeği büyüleyen tapılası bir varlık olmuş,tarımın keşfi kadını toprağa iş gücü üreten bir kaynak durumuna indirgerken Antik Yunan filozofları kadının kendi kendine yaratamayacağı dölü erkeğin verdiğini ve bu sebeple de sebep olanın efendi olacağı hükmüne varmışlar ve kadının tartışılmaz ana tanrıça tacını kadının başından çekip almışlardır.Ünlü Antikçağ düşünürü Philon İbrani düşünce sistemindeki ilk günahkar fikrini antik yunan filozoflarının” tohum- toprak ilişkisi “teziyle birleştirerek kadının toplumdaki statüsünü sıfır noktasına getiren fikirlerin kabul görmesini sağlamıştır.Yüzyıllar boyunca da insanlık tarihindeki her değişim kadına binlerce yüz kazandırmıştır.Kadın ise bu binlerce yüz,binlerce kişilikle bazen entrikayla bazen cazibesiyle ve zekasıyla bir şekilde erkeği yönetmeyi başarabilmiş varolma mücadelesini sürdürmüştür.

7) Kitabınızda “biraz daha açmalıyım,üzerinde çalışmalıyım” dediğiniz bölümler var mı?Bu konuda ikinci bir çalışmaya hazırlanıyor musunuz?

Bu kitaba kadının saygınlığını nerede ve ne zaman kaybettiği gibi bazı soruların geçmişteki izdüşümlerini yakalamak ve karanlık koridorların dehlizlerini bir nebze aydınlatabilmek amaçlı yola çıkmıştım,öykü tadında kalmalıydı o yüzden çok uzun bir yolculukla okuru sıkmak kaygısıyla uygun noktada bıraktığımı düşünüyorum .Ancak Anadolu kadınının gelişim sürecini daha geniş perspektifli bir konuda işleme hususundaki “ keşke “lerimi bir sonraki kitaptaki araştırmalarıma yönlendirdim ve üzerinde çalışıyorum.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sedat 3 yıl önce

güzel kitap

Avatar
sedat 3 yıl önce

güzel kitap