Mursi İçin Diyalogcular Birleşti
 HABER/YORUM

2013 yılında, Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetlerinin, seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi devirmesi ile Mısır’da askeri darbe gerçekleşmişti. 

Darbenin iç yüzünde Mursi karşıtı protestocuların eylemleri gözükürken perde arkasından dünya devlerinin karanlık oyunları kendini gösteriyor. 

Obama yönetimi yaptığı açıklamada Mısırda yapılan darbe için “darbe” ibaresini kullanmıyor, İsrail batılı başkentlerde “sisi kampanyaları” düzenliyordu. Darbeye en yüksek sesle karşı gelen Türkiye’de ise, darbelere verdiği desteklerle bilinen Aydın Doğan önderliğindeki Doğan Medya gurubu, Mısır’da ki darbeye de manşetlerle destek veriyordu.

Çünkü Mısır’da seçilmiş lider Mursi ile birlikte Muhafazakar ve dinci kesimler istedikleri hakları elde etmeye başlamışlardı. Halkın iradesinin tecelli etmeye başladığı her yerde olduğu gibi, Mısır’da da batılı kesimler tarafından darbe girişimleri konuşulmaya başlanmıştı. 

Daha sonra Mısır genelinde galeyana getirilmiş protestocular, Muhammed Mursi'nin cumhurbaşkanı seçilmesinin birinci yıl dönümü olan 30 Haziran'da cumhurbaşkanlığından acilen istifa etmesini istiyordu. İstifa talebinin nedenleri arasında Mursi'nin giderek otoriterleştiği ve laik kesimi veya hukukun üstünlüğünü aldırmaksızın İslamcı politikalar uyguladığı hakkındaki suçlamalar vardı. Başlarda sakin geçen gösteriler, farklı çatışmalarda beş Mursi karşıtının öldürülmesi ile şiddete dönüştü. Batının istediği oyunlar, marjinal gruplar tarafından bir bir uygulanıyordu. Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki, Mukattam’da ki genel merkezleri basılıyor, ofis camöları taşlanıyor, ele geçirilen belgeler yağmalanıyordu. 

Darbe için hazırlıklara başlayan Mısır Silahlı Kuvvetleri pusuya yatmış, uygun anı bekliyordu. Mursi karşıtı ve Mursi yanlısı taraflara rol icabı 48 saat süre tanınıyor, fakat bu 48 saatlik esnada marjinal gruplar dahada hızlı bir şekilde sahaya sürülüyordu. Mısır silahlı kuvvetleri uyarıyordu fakat seçilmiş lider Mursi direnmeye devam ediyordu. Mursi, 2 Temmuz gününün geç saatlerinde yaptığı ve meydan okuyucu bir dil kullandığı konuşmasında meşruiyetinin demokratik seçimlerle Cumhurbaşkanı seçilmesinden kaynağını aldığını ve askeriyenin önerilerini reddettiğini ifade ediyordu. Milli iradeye savaş açan batılı kesimler ve katil Sisi, Mursi’nin bu duruşuna tahammül edemiyor, darbe için düğmeye basıyordu.   3 Temmuz gününün ilerleyen saatlerinde ordu, Mursi'nin Cumhurbaşkanlığının sona erdiğini,  Anayasanın askıya alındığını ve yeni cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en kısa zamanda gerçekleştirileceğini duyuruyordu.

Uluslararası camia darbeye beklenen tepkileri veriyordu. Arap Baharı'nın başladığı Tunus dışındaki Arap ülkelerinin bir kısmı müdahaleyi desteklerken diğer bir kısmı tarafsız bir duruş sergiliyordu. ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösteriyordu. Birleşmiş Milletler “dostlar alışverişte görsün” dercesine, sadece kınama mesajı yayımlıyordu. Batıcı medyalar yaşananları “devrim” adıyla manşete taşıyorlardı. 

İSRAİL’DE SİSİ SEFERBERLİĞİ

Mısır'da seçimler olmadan önce 2 Haziran 2011'de İsrail'de gerçekleşen bir panelde konuşan iki Siyonist isim İhvan'ın seçimleri kazanması halinde Sisi'ye yoğun baskı yaparak Mursi'yi devirmek için bütün güçleriyle çalışacaklarına dair sözleri ortaya çıkıyordu. Ortaya çıkan bu konuşmalar, darbenin arka planını en bariz şekliyle gözler önüne seriyordu. 

New York Times’a konuşan İsrailli bir yetkili, Netanyahu’nun Mısır planını anlatıyordu: “İsrailli diplomatlar güvenlik endişesi nedeniyle Batı’da lobi yapacak, “Orduyu destekleyin, demokrasiyi sonra düşünün. Yoksa kaos çıkacak” mesajı verecek” diyordu.

Mısır’da darbe sonrası güvenlik krizinden endişe duyan İsrail, Batılı başkentlerde ‘Sisi kampanyası’ yapmaya başlamıştı. New York Times’a konuşan üst düzey bir diplomat, Washington, Londra, Paris, Berlin, Brüksel ve diğer yerlerdeki büyükelçilerin bulundukları ülkelerin dışışleri bakanlarına, Mısır ordusunu kanlı müdahalelere rağmen desteklemeleri için lobi yapacağını söylüyordu.

ABD DARBE İÇİN EMİR VERDİ

New York Times’a göre, Mısır’da darbe Mursi’nin ABD tarafından iletilen son teklifi reddetmesi üzerine kesinleşti. Öyle ki, ABD elçisiyle yapılan son konuşma sonrası bir yardımcısı toplantı odasından dışarıya şu mesajı attı: “Mother Amerika dedi ki, oyun bir saat içinde bitecek.”

New York Times, Mısır’ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı darbede ABD’nin oynadığı rolü ve son bir saatte yaşananları şöyle özetledi:

ABD’nin Temsilcisi ‘Arap’ Bakan:

Darbeye birkaç saat kala, bir Arap dışişleri bakanı Mursi’yi arayarak ‘orduyla çatışmaya son vermesi’ için ‘nihai öneri’ getirdi. Bakan, ABD’nin ‘temsilcisi’ olarak aradığını söyleyerek, görevde kalması karşılığı yeni başbakan ve yasama yetkisi bulunan bir kabine atamasını önerdi. Mursi ordunun da getirdiği bu öneriyi ‘fiili darbe’sayarak reddetmişti; Arap bakana da aynı yanıtı verdi.

‘Mother Amerika’: Dış politika danışmanı Essam Haddad odadan çıkarak Patterson’ı arayıp yanıtı iletti. Haddad döndüğünde ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’la da konuşmuştu; darbenin başlamak üzere olduğunu söyledi. Bu noktada, Mursi’nin bir yardımcısı Mısırlıların ABD için kullandığı alaycı “Mother Amerika”ifadesiyle bir arkadaşına şu mesajı attı: “Anne biraz evvel dedi ki, oyun bir saat içinde bitecek.”

“Kapıyı Kilitleyin”: Mursi son günlerinde Cumhuriyet Muhafızları Sarayı’nda çalışıyor, askeri beklerken eski siyasileri anlatıyordu. Bir danışmana göre, “Her zamankinden rahattı.” O an geldiğinde, odada en son şu cümle duyuldu: “Kapıları kilitleyin.”

‘Orduya fazla Güvendi”

NYT, ABD’nin darbesiz çözüm için çalışmalara aylar önce başladığını da yazdı. Buna göre Washington, muhalefeti hükümete dahil etmesini istedi, Başkan Barack Obamaaralıkta Haddad’a muhalif Muhammed el Baradey veya Amr Musa’nın başbakanlığa atanmasını önerdi. Mursi bunu reddetti. Hatta Patterson Mursi’nin yardımcılarına,“Washington’daki bazılarının, İslamcı liderleri savunmam karşısındaki sabrı tükeniyor” demek zorunda kaldı. Danışmanları, Mursi’nin taviz vermemesini Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Sisi’ye güvenmesine de bağladı. Zira Mursi neredeyse son gününe kadar Sisi’nin darbe yapmayacağından emindi.

ABD DARBE İÇİN EMİR VERDİ/İnternethaber, kaynak

DOĞAN MEDYA’NIN DARBE SEVDASI

Türkiye’de ise, darbeyi büyük bir tepkiyle karşılayan muahfazakar kesimin yanı sıra, darbe sonrası ağzının suyu akanlarda vardı. Muhalefet partileri darbe karşısında sessiz kalıyor, darbe karşıtı bir duruş sergileyen Tayyip Erdoğan muhalefet partileri tarafından ateşe tutuluyordu. 12 Eylül darbesinin destekçilerinden ve 28 Şubat post modern darbenin temsilcilerinden Fetullah Gülen ve ekibi, mısır’da ki darbe karşısında da sessiz bir duruş sergiliyordu.  Doğan Medya grubu ve Fetullah Gülen medyası ‘darbe’ye darbe diyemiyor, ‘devrim’ manşetleri atıyorlardı.

Geçtiğimiz günlerde, Mursi ve 105 Müslüman Kardeşin idam kararı açıklandıktan sonra Doğan grubu attığı “Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanına idam” manşetiyle desteğini sürdürdüğünü gösteriyordu. Zaman gazetesi Mursi için ‘dönemin başbakanı’ ibaresini kullanarak, Tıpkı Mursi gibi yüzde 52 oyla cumhurbaşkanlığına seçilen Erdoğan için "neden olmasın" diyordu. Bunun yanı sıra, darbeciler hakkında "laiklik savunucuları,”“devrimciler” şeklinde bahsediyorlardı.

‘Kur-an bizim anayasamızdır’ diyen Mursi’ye, tüm batılı gruplar bir olmuş saldırıyordu. Darbe planları Siyonizm çerçevesinde yapılıyor; İsrail istiyor, ABD desteği veriyordu. Dünyanın hiçbir yerinden ses çıkmıyordu. Bunun adı duyarsızlık değildi. Zira, tüm dünya, Mursi’ye darbe için yapılan planlara oldukça duyarlıydı. Tek ses ümmet çoğrafyası Türkiye’nin gerçek sahiplerinden geliyordu; Erdoğan’dan, muhafazakâr kesimden.

ADEVİYYE’DE FİRAVUN VARSA, ZİNDANLARDA YUSUFLAR VAR!

Netice itibari ile; serglediği İslami tavırlar nedeni ile zalimlerin korkulu rüyası haline gelen seçilmiş lider Muhammed Mursi’ye karşı, Avrupa ve Batı destekçileri tam gaz iş başında. Tüm Müslüman yerleşkelerde olduğu gibi, bugün Mısır’da da İslami değerler yağmalanıyor, İslami lider Muhammed Mursi ve yüzlerce Müslüman keyfiyetle cezalandırılıyor. Fakat, Cihana selam salmış Osmanlı İmparatorluğuna duyulan kinden bugüne kalanlar, Müslüman âlemini o günlerde yıldırmadığı gibi, bugünde yıldırmayacaktır. Tüm cihan farkına varmalı ki;  Mısır’ın çocukları yıllar sonra, Müslüman Kardeşler için ‘onlar adamdı’ diye haykıracaklar. 

Bizler şavaşa elbetteki karşıyız. Fakat haksızlığa karşı savaşmak, nimettir. Bizler şu gerçeği çok iyi biliyoruz: Mısır Firavun’a zindan olacak! Sisi kahrolacak. 

Sizlerde şunu çok iyi bilmelisiniz: Şayet ki Mısır Firavunlara saray olacaksa, zindanlarda her daim Yusuflarla dolacak!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.