Gamzeli : Çiftçiyi Mağdur Etmeyin

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nejat Gamzeli yaptığı basın açıklamasında  "hasat yoğunluğunun arttığı bir dönemde gümrük vergilerini düşürmek, çiftçimizi mağdur etmiştir." dedi.
Çiftçi, tüccar ve sanayicinin önünü göremediği için ne yapacağını bilemediğini belirten Gamzeli  şunları kaydetti.

Çiftçinin anayasal meslek kuruluşu ve çatı örgütü olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin görüş ve düşünceleri alınmadan yapılan bu düzenlemeden vazgeçilmesi çiftçimizin ortak talebidir.
Konuyla ilgili Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin görüşlerini Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar, bütün ayrıntılarıyla açıklamış, kararın yanlışlığını ve çiftçimizin mağduriyetini ortaya koymuştur."

Diğer yandan, gümrük birliği kapsamına tarımın dahil edileceği söylenmektedir. 
Etki analizleri yapılmadan, tarım gümrük birliğine dahil edilemez. Bu Türk tarımının sonu olur. Ekmeği bile Fransız, Alman buğdayı ile yaparız. Kendi çiftçimiz yerine, Henri’ye, Hans’a para kazandırırız.

TARIM BAKANINA ÇAĞRI

Çiftçi dostu olan TMO da çiftçimizin mağduriyetini gidermek için acilen, çiftçimizin alın terinin karşılığını verecek makul bir müdahale alım fiyatı açıklamalı ve bu belirsizliği ortadan kaldırmalıdır.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik, duruma müdahale etmeli, çiftçimizin mağduriyetine son vermelidir. 
Çiftçimiz, Tarım Bakanımızdan, TMO’nun müdahale alım fiyatlarını açıklaması ve piyasaya etkin olarak girmesi konusunda destek bekliyor. 
Bakanımızın, bu talepleri karşılıksız bırakmayacağını düşünüyoruz. 

Üreticimiz gecesini gündüzüne katarak tarlasını sürüp, güneşin altında alın teri dökerek ürettiği ürünü hak ettiği değerden satabilmeli ve emeğin karşılığını almalıdır. 

Hasadın yoğunlaştığı bu günlerde TMO alım merkezlerini artırmalı, cumartesi günlerinin yanı sıra pazar günleri de çalışarak, hasat döneminde ürününü acilen satmak zorunda olan çiftçilerimizi, tüccarın eline bırakmamalıdır. 

TMO HIZLI ALIM YAPMALIDIR

Bu yıl rekoltenin geçen seneye göre yüksek olacağı tahmini de göz önüne alındığında, il merkezleri dışında üretimin yoğun olduğu ilçelerde de geçici alım merkezlerinin kurulması üreticimizin mağdur olmasını önleyecektir.

Ülkemizin tahıl ambarı İç Anadolu Bölgemizin  önemli tahıl üreticisi illerinden biri de Çankırı’dır. 
Çankırı’da 2016’da 1 milyon 179 bin 271 dekar alanda dörtte üçünden fazlası, 252 bin 563 tonu buğday olmak üzere 335 bin 473 ton tahıl üretimi gerçekleşmiştir.  

Bu kadar üretim yapmamıza rağmen çözülmesi gereken sorunlarımız da bulunmaktadır.
Çankırı’da Ticaret Borsası satış salonunun olmaması ürün satışlarımızın düşük gerçekleşmesine yol açmaktadır,

ÇANKIRI ÇİFTÇİSİNİ 3-5 ZAHİRECİYE MAHKUM ETMEYİN

Çankırı çiftçisi üç beş zahirecinin kendisine vereceği fiyata mahkum edilmektedir. 

Kızılırmak ilçemizde ise Borsa Satış Salonu açılmasına rağmen hiçbir işlem yapılmamaktadır.
 
İlimizde ve bölgemizde 2016/2017 üretim döneminin başında, yağışların yetersiz kalması verimi önemli ölçüde etkilemiştir. 
Geçen yıl dekarda 400-500 kilogram buğday aldığımız 
arazide buğday veriminin bu yıl 200 kilogramın altında kalacağını tahmin ediyoruz.

Bu olumsuz durumu bertaraf etmek üzere merkez köy muhtarları ve üreticiler olarak kuraklık başvurusu yaptık. 

Bir diğer sorunumuz hasadın Güney illerine göre gecikmesidir. İlk hasat Güneydoğu ve Akdeniz bölgesinde yapılıyor. Bu bölgelerde buğday, kilogramı 1 lira 15 kuruşa kadar çıkan fiyatlarla alıcı buluyor. 

Ayrıca bu bölgeler yılda iki sefer ürün alabiliyorlar.
İç Anadolu Bölgemizde böyle bir imkân söz konusu değil. Onlar yılda iki ürün alırken, İç Anadolu’da yağışların yetersiz kalmasının bir sonucu olarak, kıraç yerlerde iki yılda bir ürün ancak alabiliyoruz. Üstelik sulanan güney illerindeki verimle bölgemizdeki verim karşılaştırılamaz bile. İki-üç kat verim farkı var.

Bölge üreticilerimiz desteklere çok daha muhtaç durumda. Bu sorun çözülmeli, kıraçta üretim yapanlara belki ilave destekler verilmelidir.

Hasat yoğunlaştıkça buğday fiyatı önemli bir oranda düşüyor. 

Şu sıralar gümrük vergi indiriminin de etkisiyle fiyatlar buğdayda 78 kuruşa, arpada 78 kuruşa kadar indi.
Bu rakamlar, ortalama maliyetimizi ancak karşılıyor.

İşin ilginç bir yönü ise, buğday ve arpa fiyatlarındaki düşüşe rağmen yem fiyatlarında herhangi bir düşüş söz konusu değildir. 
 
Çiftçi kesimi olarak tarladan markete 6 kata varan fiyat artışlarından mağduruz. Geçen sene 2 lira 80 kuruş ile 3 lira 20 kuruş arasında elden çıkardığımız nohut, bazı aracılar tarafından stoklanarak 3 ay sonra tüketiciye 10-14 liraya varan fiyatlarla satılıyor.
Aynı fiyatlara çiftçimize de tohumluk satılması işin bir başka yönüdür. 

Gümrük vergilerini indirmeden önce yapılması gereken bellidir. Bu fiyat farklarını düşürmek için tedbirler alınmalıdır.

Bir başka sorunumuz banka borçlarımızdır. Bu borçlar üzerimize önemli bir finansman yükü getirmektedir. Çiftçimiz, kazandığı parayı borçlarını ödemek üzere kullanmakta, kendisine bir şey kalmamaktadır.
 

Anahtar Kelimeler:
Nejat GamzeliçankırıTzob
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa yıldırım 3 ay önce

sagolun başkanım agzınıza yüreginize saglık bu cifci dün 15 temmuzda gügsünü tanklara kursunlara siper ederken bugun günü kurtarmak isteyenlerin eline düsürlüyor
genede bekliyoruz biz cifciler sayın cumhur baskanımız dan ve tarım bakanımızdan madürüyetmiz giderilecektir saygılarımla