21 Mayıs 1889'da kurulan İTTİHAT-I OSMANÎ'den (İttihat ve Terakki Partisi) itibaren yüzlerce siyasî parti, tarih sahnesinde arz-ı endam etti. Türkiye Cumhuriyeti döneminin ilk siyasî partisi ise Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Terakkiperver Cumhuriyet Partisi, Serbest Cumhuriyet Partisi, Ahali Cumhuriyet Partisi gibi partiler de kurulmuş; lâkin, seçimlere dahil olmamıştır. 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ, 1950 yılına kadar "Tek Adam" ve "İkinci Adam" dönemlerinde tek başına iktidarda kalmış. Gerçek anlamda çok partili ve demokratik 1950 seçimlerinden sonra da hiçbir zaman tek başına iktidara gelememiş; milletin ekserisinin gönlünde güzel yansımalar bırakamamıştır. CHP ve sosyal demokratlar, son 70 yıldır milletin değerleriyle değerlenememiş; millî ve manevî politikalara ve faaliyetlere yer verememiş olmasından dolayı da muhalefet partisi konumundan kendini kurtaramamıştır. 

Ayrıntısına inmeden ifade etmek gerekirse; içlerine sızmış bölücü ve mezhepçilerden kendilerini uzaklaştırmadıkları, dinsel değerlerden uzak söylem ve faaliyetlerini değiştirmedikleri, yeni ve samimi millî politikalara yer vermedikleri takdirde yakın gelecekte iktidarda bulunmaları da oldukça zor görülmektedir. Samimi vatanperver sosyal demokrat dostlarımın, millî menfaatlerimiz doğrultusunda partilerine yön vereceklerini veya AK PARTİ çatısı altında parti faaliyetlerine katılacaklarını düşünüyor, en azından diliyorum. 

***

Partiler tarihine derinlemesine girmeden, özellikle son yıllarda çığır açan AK PARTİ'den söz etmek istiyorum. 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmasıyla birlikte, özellikle milliyetçi ve muhafazakâr seçmenlerde heyecan yaratmadığı söylenemez.

AK PARTİ'den önceki dönemi çok kısa değerlendirelim: Her şeyden önce, ülkenin ekonomisinin yabancı dayatmalarla Kemal Derviş'e teslim edilmesi; bankaların birer birer batması ve batan her bankanın borçlarının millete ödettirilmesi gibi büyük kaosun yaşandığı bir dönem... 

Sevabıyla, günahıyla gerçek dünyasına göç etmiş Bülent ECEVİT'in sağlık sorunlarına rağmen Başbakanlığa devam etme inadı ile; Mesut YILMAZ ve Devlet BAHÇELİ'nin iktidar ortaklıkları dönemindeki âcizlikler ve ülke sorunları karşısındaki çaresizlikleri de bu tabloya eklemek gerekir, diye düşünmekteyim. Böyle bir ortamda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki icraatları ve "KASIMPAŞALI" duruşu ve millî sorunlarımız karşısındaki inandırıcı söylemleri ile Sayın ERDOĞAN'ın AK PARTİ'nin başında bulunması, gelecek için bir umut kaynağı görülmüş, milleti heyecanlandırmıştır.

***

Kolay olmadı. Serencamlı bir ortamdan geçilerek gelindi. Yıllar içinde parti kurucuları arasındaki ihtilaflı çekişmeler kamuoyuna etkili biçimde yansımasa da, dikenli engellerden atlanarak 16 yıl geride bırakıldı. Sayın ERDOĞAN'ın ihlası ve millî duruşu sayesinde her dönemde yaşanan sorunlar teker teker çözüldü.  Daha kuruluş aşamasında AK PARTİ'nin içinde yer edinmiş hin ve sinsi PKK'lılar ile Fethullah GÜLEN destekçisi uluslararası güç odaklarının temsilcileriyle mücadelenin kolay olduğu söylenebilir mi? 

17-25 Aralık 2014 darbe girişimleri ile asıl çehrelerini belli eden bu şer güçlerle mücadele hâlâ devam etmektedir. Öyle umuyorum ki, milletin çoğunluğu, paralel devlet yapılanması oluşturmak isteyen millet düşmanlarının asıl niyetlerini kavramış bulunmaktadır. Özellikle, 15 Temmuz 2016 darbesinin neticesinde, Musevi- Hıristiyan İttifakı ile işbirliği içindeki devlet ve millet düşmanlarının AK PARTİ'den ve devletin üst düzey bürokrasisinden tamamen temizlenmesine az vakit kalmıştır, kanaatindeyim.

Şu konuyu da bir kez hatırlatmakta yarar görüyorum. AK PARTİ kadrolarında, bölücü ve kötü emellilerden başka, daha sinsi bir tehlike vardır: O da, RANTİYECİLER'dir. Liyakâtsız, şuursuz, ufuksuz, ihlassız pek çok insan var ki, AK PARTİ için büyük kambur oluşturmaktadır. 

GAYRİ MEŞRUYU, MEŞRU KILIFLAR HAZIRLAYARAK DÜNYALIKLARINA YENİ DÜNYALIKLAR EKLEYEN BU GÜRUHTAN AK PARTİ'NİN SÜRATLE KURTULMASI GEREKMEKTEDİR. Kurtulmadığı takdirde, Sayın ERDOĞAN, ilk seçimlerde yeniden Cumhurbaşkanı olsa bile, AK PARTİ'nin oyları hayal edilemeyecek düzeyde düşebilir. Bu ise, ülke ortamını kaosa sürükleyebilir. Bu nedenle, Sayın ERDOĞAN'ın son haftalarda üzerine basa basa ifade ettiği gibi AK PARTİ kadrolarından "METAL YORGUNLARIN", "DEFOLU İNSANLARIN" süratle görevlerinden uzaklaştırılması elzemdir.

Sayın ERDOĞAN ve yakın arkadaşları ile aziz milletimizin; bu süreçte biraz daha sabırlı olması gerektiğine inanıyorum. Yapılacak erken ve genel seçimle, sorunlarımızın bitmese de, en asgari düzeye ineceğine inancım tamdır. Yeter ki, Millet ile, milletin lideri arasındaki bağlılık daha güçlensin; yeter ki, asıl niyet ve hedeflerini saklama gayreti içinde bulunan sinsi PKK'lı, FETÖ'cü ve RANTİYECİ'lerle mücadelede taviz verilmesin.

***

16 Ağustos 2017 tarihinde AK PARTİ'nin kuruluşunun 16'ıncı yıldönümü kutlanacak. Bu amaçla, bir dizi faaliyetlere yer verilecek. Faaliyetlerin merkezinin Sincan olması da anlamlıdır. Gayri millî güçlerin desteğinde, 28 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da milletin tankları, millete gözdağı vermek amacıyla yürütülmüştü. İstenmişti ki, millet korksun, mukavemet göstermesin, önceki dönemlerde olduğu gibi küresel sermaye sahipleri Türkiye'de hâkim olmaya devam etsin. İşte, bu hareketin yansıması ve karşı mesajıdır; AK PARTİ'nin kuruluş kutlamaları mitinginin Sincan'da yapılması... Ve verilen mesaj, kanaatimce şudur:

"Türkiye başta olmak üzere bütün Ümmet-i İslâm'ın düşmanları!

Amerika, Almanya, İngiltere, İsrail ve onların güdümündeki diğerleri!

Bilge Kağan, Kültigin, Kürşat, Alpaslan, Ertuğrul Gâzi, Fatih, Yavuz ve Atatürk'lerin torunları bizler, geniş coğrafyada büyük medeniyetler kurmuş bir milletin devamıyız. 

Selçuklu, Osmanlı gibi sanatın, mimarinin, bilimin ve medeniyetin her alanında insanlık örneği olmuş bir milletin mirasçılarıyız. Son 200 yıldır, her türlü desise ve tuzaklarınıza rağmen, ayakta kalmayı başardık. 

Dünyevî hırslara bürünmüş, makam ve para karşılığında satın aldığınız içimizdeki hainlerin her türlü teşebbüsüne rağmen, yeniden kendimize gelmeyi bildik. 

Son uğraşılarınız da bir netice vermeyecek. Çünkü, artık sizi ve oyunlarınızı görüyoruz. GÖRMEKLE KALMIYOR; OYUNLARINIZI BOZABİLECEK MİLLÎ BİR DURUŞU GÖSTEREBİLİYORUZ. 

Artık, ümmet-i İslam'ın yakasından elinizi çekin. Ateşle oynayan, mutlaka kendini de yakar."

***

AK PARTİ'nin 16'ıncı kuruluş yıldönümü, kutlu olsun...

AK PARTİLİ'lere; yüreği, "vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin refah ve mutluluğu" için atan bütün dostlarıma selâm ve saygılarımı sunuyorum.

Sağlıcakla kalınız... (13.08.2017)

Prof. Dr. Ahmet KIYMAZ

ahmetkiymaz@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.